Diğer Öğrenciler Bu Eğitimleri de Seçtiler:

Bizi Takip Edin

a

https://www.modahukukuenstitusu.org

  /  BLOG   /  ‘DOĞA DOSTU’ DEMENİN NE ZARARI OLABİLİR Kİ?

‘DOĞA DOSTU’ DEMENİN NE ZARARI OLABİLİR Kİ?

Bu yıl 141.si Boston, ABD’de düzenlenen INTA Annual Meeting’te Fashion Law Institute Istanbul olarak eski meslektaşlarımızla buluşurken, yeni partnerlikler ve dostluklar kurduk. 5 gün süren etkinlik boyunca oldukça yararlı sempozyumları dinleme şansımız oldu. En ilgimizi çeken konuşmalardan biri, marka değerini korumak ve arttırmak için markalarının kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ve bu projelerin pazarlamasını yaparken kullanılan kelimelerin ve iddiaların hukuki kapsamları oldu.

Konuşulanları sizler için özetledik. Keyifli okumalar!

 (Oturum Başlığı: Brand Protection and the Intersection of Trademarks, Advertising, and Corporate Social Responsibility (CSR))

Konuşmacılar: 

Mary Carragher, Mondelēz International 

Lesley Fair, US Federal Trade Commission 

Lena C. Saltos, Urban Outfitters, Inc. 

Gare Smith, Foley Hoag LLP 

ABD Federal Ticaret Komisyonu’na bağlı Tüketici Koruma Bürosu’nda kıdemli avukat olarak çalışan Lesley Fair, son zamanlarda markaların pazarlama aktivitelerinde sık sık ‘çevre dostu’, ‘yeşil yıkama’, ‘sürdürülebilir’ gibi terimleri kullandığını ve tüm bu kelimelerin ABD Federal Ticaret Komisyonu tarafından yoğun bir şekilde incelendiğini belirtti. Araştırmaları sonucunda bu terimlerin ‘abartıldığını’ tespit ettiklerini ifade eden Fair, marka sahiplerinin, ürünlerinin sosyal ve çevresel yararları hakkında iddialarda bulunurken sağladıkları kanıtlarda titiz davranmaları gerektiğinin altını çizdi.

Zira, bilimsel kanıtlarla desteklenmeyen, sadece reklam yapmak amacıyla ortaya atılan çevresel iddiaların Federal Ticaret Komisyonu’nun mevzuatları çerçevesinde yanlış ve yanıltıcı reklam olarak nitelendirildiğini belirten Fair, markaları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Bununla birlikte, reklamlar ve ürünler üzerinde belirsiz bir dille hazırlanan ‘çevre dostu’ gibi tabirlerin de bu durumu değiştirmeyeceğini ve markaların bu tarz ‘hafif’ tabirler kullanarak olası davalardan kaçamayacaklarını belirtti.

Oturumun diğer panelisti olan ve Urban Outfitters’ta Global Fikri Mülkiyet Direktörü ve Genel Danışman olarak görev yapan Lena C. Saltos da durumu moda sektörü açısından değerlendirdi. ‘‘Moda ve lüks markalarında çalışan kurumsal sosyal sorumluluk profesyonelleri ve fikri mülkiyet uzmanları ile markadaki kreatif direktörler, ürün geliştirme müdürleri, pazarlamacılar ve tasarımcılarla aynı odada değillerse, bu sorun özellikle yaşanıyor,’’ diye belirtti. 

Şirketin kurumsal sosyal sorumluluk konusundaki açıklamalarında tutarlılığı ve genel marka korumasını sağlamak için, kendilerinin Urban Outfitters’ta, fikri mülkiyet uzmanlarıyla “çapraz işlevli” bir yaklaşımla çalıştıklarını söyledi.

Bu nedenle yeni bir ürün ya da pazarlama kampanyası lanse etmeden önce, markayı korumak için her aşamada bir fikri mülkiyet uzmanının bulunması gerektiğinin öneminin altını sık sık çizdi.

INTA’da bu oturumu dinlerken, akıllarımıza hemen Jessica Alba’nın davası geldi. Hatırlayacağınız üzere, Alba’nın kurduğu Honest&Co şirketinin ev ve kişisel bakım ürünlerinin “doğal, bitki bazlı veya kimyasal içermeyen” şeklinde yanıltıcı bir şekilde etiketlenmeleri sonucunda şirkete dava açılmıştı. 2017 yılında sonuçlanan davada taraflar arasında 7,35 milyon dolarlık bir uzlaşma (!) sağlanmıştı.

User registration

You don't have permission to register

Reset Password